KEMALİZM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KEMALİZM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2009 Çarşamba

BAKIŞ AÇISI

BAKIŞ AÇISI

Dönem dönem bazı çevrelerce yerden yere vurulan ,bazı insanlarca insan oluşu unutulan O güzel insanla ilgili bir dostum bir yazı göndermiş.Yazı beni öyle çok düşündürdü ki…Biz ne kadar kusursuzuz.Yok mu hiç insani zaaflarımız?...doğrular ,dogmalar ve kurtulamadığımız ön yargılarımız. Bir kere daha ,nereden ve nasıl baktığımıza bağlı olarak, gölgenin ve ışığın sürekli değiştiğini fark ettim. Doğru yerden ve çok yönlü bakmak bu mudur?...Peki neden öyleyse bu akbabalığımız .Neden?...

KARDELEN

AŞAĞIDAKİ YAZIYI BİR ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ, OKULUNUN DUVAR GAZETESİNE
YAZMIŞ.BANA MAİL YOLUYLA GELDİ KİMİN YAZDIĞINI BİLMİYORUM ANCAK PAYLAŞMAK İSTEDİM.İNANILMAZ GUZEL VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI
İYİ DE YAPMIŞ. Bu ülkede yasayan her insanin bağımsızlığını ve demokrasisini
borçlu olduğu
insan:

ATATÜRK...

Gençliğinde kot pantolon giyememiş.

Sevgilisinin elinden tutup
hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş...
Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak
şirketinin,
first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş...

Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej
esliğinde
Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...
Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan
ayağında
spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş...
Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren
mini etekli
ponpon kızlar da yokmuş...
Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize
döktükten sonra
timsah yürüyüşü de yapmamışlar...
Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not
alacağı bir
cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde
bulunacakları
da cep telefonundan öğrenememiş!
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks
çekemeden,
İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden
gitti ..

Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra
arabaya atlayıp
sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur
atamadı.

Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.
Atatürk'e acıyorum...

Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir
dönemde dünyaya gel,

sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini
getir. Aaaah ah...
Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak,
babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
Bunları yapmadı Atatürk...

Keyif çatmadı...
Tüm hayatini ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı...

ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE
SADECE
BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI ISTEDI.

BÜTÜN SUÇU

2 KADEH RAKI IÇMEKTI
O KADAR.....

20 Ocak 2009 Salı

KUVAYI MİLLİYE NEDİR?



24 OCAK YAKLAŞIRKEN....
Uğurlar olsun! hem bir vedalaşma sözüdür. Hem de güzel şeyler olsun, ışıltılı şeyler olsun diye, kullanılır bizde. Ama benim hayatımda bir sızı, bir hüzün bir ağıttır... O yüzden yürek dolusu "Uğur"lar olsun! bu ülkede demek istiyorum. Uğur'lar olsun ki; uğursuzlar uzak dursun ,aşımızdan, işimizden, canımızdan...
KARDELEN 20,OCAK,2009 22:45



Kuvvayı Milliye nedir? Bugün ne anlama gelmektedir?

"Kuvvayı Milliye", ilk kez, Kurtuluş Savaşında görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. "Kuvva" Arap dilinde "güç" demektir. "Kuvvayı Milliye" de ulusal güçler anlamına gelmektedir.

"Kuvvayı Milliye", işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleridir; bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir. "Kuvvayı Milliye", sonradan ulusal Kurtuluş Savaşına katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmıştır.
KUVVAYI MİLLİYE NEDİR?

Bugün "Kuvvayı Milliye" denilince akla askerler, ordu, ihtilaller ve cuntacılık gibi kavramlar geliyor. Ne kadar yanlış! Kuvvayı Milliye, o tarihte, işgalci emperyalist ordularına karşı savaşan, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı ile bütün etnik grupları kapsıyordu.

Örneğin doğu ve güneydoğuda Cibranlı Halit Bey, Hesananlı Halit Bey, Mutki Aşireti Reisi Musa gibi Kürt liderleri, Hormek ve Lolan Aşiretleri gibi Alevi aşiretleri; batıda Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe gibi Türkler; Çerkez Etem, ağabeyleri Reşit ve Tevfik Beyler de Kuvvayı milliye olarak savaşa katılıyorlardı.

"Kuvvayı Milliye Ruhu" da işte bu demekti. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, bütün bu grupları ve örgütleri aynı amaç çevresinde birleştirmişti.

"Kemalist" kavramı da tam bu sırada ortaya atıldı. "Kemalist" o günlerde, İngiliz istihbarat örgütü gizli yazışmalarıyla Amerikan basınında milliyetçi, Bolşevik ve isyancı anlamlarında kullanılıyordu. Bu açıdan, emperyalist ordularına karşı anayurtlarını koruyan herkes, Türk, Kürt, Çerkez, Arap, hepsi de "Kemalist" sayılıyordu.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının amaçları bağımsız bir cumhuriyet kurmaktı. Bağımsızlık iki bakımdan önemliydi. Emperyalist batılı ordulara karşı verilen savaş sonrasında kurulacak devlet, batı dünyasına karşı bağımsız olacaktı. Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal'e ve Ankara hükümetine her türlü yardım ve desteği sağlayan Sovyetler Birliği'ne karşı da bağımsız bir siyaset izlenecekti. Bu bağımsızlık da onurlu ve ulusal bir devlet olmanın koşuluydu.

Bugün, kendilerini "ırkçı ve Turancı" sayan birçok insan ünlü Enver Paşayı bu ülkünün lideri olarak selamlar. Enver Paşa, bir serüven adamıdır. Birinci Dünya Savaşında siyasal yazgısını, Talat ve Cemal Paşalar ile birlikte Alman işbirlikçiliğine bağlayan Enver Paşa, 1920 yılı Ağustos ayında Sovyet lideri Lenin'in isteği doğrultusunda Bakü'de toplanan kongreye katılır. Eylül ayında da komünist eğilimli "Halk Şûralar Fırkası"nı kurarak şansını bu kez de "Sovyet İşbirlikçiliği"nde dener. Mustafa Kemal, Sakarya Savaşında yenilse, Enver Paşa, Lenin'in sağlayacağı destekle Müslüman askerlerden oluşan bir Kızılordunun başına geçerek Anadolu'ya geçecektir.

Böyle olsaydı Türkiye, bugün bağımsızlığına kavuşan eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olacaktı! Ya da Türkiye bugün Yunan işgalinde kalacak, Mustafa Kemal'e karşı çıkan dinsel çevreler -tıpkı Batı Trakya'daki Türkler gibi- cuma namazlarını Yunan ordusunun kuşattığı camilerde kılmak zorunda kalacaklardı!

Bugün dünyada yaşanan dinsel ve etnik kökenli kargaşalar, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ne kadar haklı olduklarını ortaya koyuyor.

Bugün "Kuvvayı Milliyeci" olmak; halkı sivil örgütler ve partiler eliyle örgütlemek ve bütün etnik gruplar arasında ayrım gözetmeksizin aynı yurdun insanları olduğumuz bilincini yerleştirmek ve bu ortak bilinç ile çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak demektir.

19 Mayıs, ulusal kurtuluşçuluğun, bağımsızlığın, devrimciliğin ve çağdaşlığın ilk adımlarının atıldığı bir "Kuvvayı Milliye günü"dür. Hepimize kutlu olsun!

UĞUR MUMCU
Cumhuriyet Gazetesi, 19 Mayıs 1992

31 Aralık 2008 Çarşamba

DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN!



23 Mayıs
DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN!
AHMET ARİF BAK! BENİM DE MEMLEKETİMİN DAĞLARINA BAHAR GELDİ!




YAYLALARA ,YOLLARA ,YARLARA, YARENLERE BAHAR GELMİŞ!.. PİSİ PİSİLER ÇIKMIŞ ! TEKRAR ÇOCUK OLMUŞUZ ...
GERİ GELMİŞ DÜŞLER
VE ÇOCUKLUK!
DİLEKLER TUTARAK YİNE ÜFLEMİŞİZ ...


HEP ÇİÇEK ÇİÇEK OLSUN DA
DÜŞLER BAHARA ÇIKSIN DİYE ...




19 19 MAYISMIŞ... GENÇLİKMİŞ...UYANMIŞIZ UYKULARDAN KOŞMUŞUZ YAYLALARA..."DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN..."
ÇİÇEKMİŞ HER YER ... GENÇMİŞİK,YEŞİLMİŞİK...
BİZ KIRLARA ,DAĞLARA KARIŞMIŞIK...

19 MAYISMIŞ... GENÇLİKMİŞ...UYANMIŞIZ UYKULARDAN KOŞMUŞUZ YAYLALARA..."DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN..." VE İZMİR'İN BURDUR'UN,DENİZLİ'NİN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇMIŞ...AÇMIŞ DA ŞENLENMİŞ ÜLKEMİN İNSANI ,DAĞI, OVASI. OVASINDA Kİ KARINCASI ,ARISI...BİR 19 MAYIS SABAHI GENÇLİĞİNİN KURTULUŞUNA KARAR VEREN " O GÜZEL ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI"NA DEMİŞİZ Kİ:
"BAHARLA KUTLUYORUZ YURDUN VE GENÇLİĞİN KURTULUŞUNU İÇİMİZ KARARSA DA ŞU GÜNLERDE..! ŞİMDİ HEM BAHAR HEM DE GENÇLİK KUCAKLAR ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇILARINI..19 MAYISLAR VE BAHAR DÜĞÜNDÜR ,KARŞILAMADIR GÜZEL IŞIKLI GÜNLERE OLAN İNANCIN.




Bahar Şiiri
Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini

Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı
Duy böyle koşturan sevinci
Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor
Toprak ananın kalbi



Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın
Baharın gençliğin ve aşkın
Türküsünü söyliyelim bir ağızdan
Ataol Behramoğlu





Kırkikindi Yağmurları

Sabahları aşık değilim dedim
Hakikaten de öyleyimdir
Her sabah rahat, neşeli olurum
Hatta sesime bakmadan türkü söylerim

Herkes gibi işime giderim bende
Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir
Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir
Havam bulutlanır gitgide
Peşinden koşmaktan yorgun düşerim


Çekilmez olur artık şehir
Bilirim şimdi kırlarda
Bir hayvan sakince suya eğilmiştir
Trenler geçip giderken küçük kuşlar
Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde

Gitsem gezinsem derim limanda
Rıhtım kahvelerinden birinde otursam



Bir şey içsem ve dönsem
Değiştirsem elbisemi,
Yahut uzanıp saatlerce uyusam
Belki bu dertten kurtulurum
Derim ama akşam olur
Gene kapına düşer yolum.

Necati Cumalı

BEYKOZ
HAZİRAN 2007

14 Aralık 2008 Pazar

DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN!

DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN!
AHMET ARİF BAK! BENİM DE MEMLEKETİMİN DAĞLARINA BAHAR GELDİ
YAYLALARA ,YOLLARA ,YARLARA, YARENLERE BAHAR GELMİŞ!..PİSİ PİSİLER ÇIKMIŞ ! TEKRAR ÇOCUK OLMUŞUZ ...
GERİ GELMİŞ DÜŞLER VE ÇOCUKLUK!DİLEKLER TUTARAK YİNE ÜFLEMİŞİZ...HEP ÇİÇEK ÇİÇEK OLSUN DA DÜŞLER BAHARA ÇIKSIN DİYE! 19 19 MAYISMIŞ... GENÇLİKMİŞ...UYANMIŞIZ UYKULARDAN KOŞMUŞUZ YAYLALARA..."DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN..."
ÇİÇEKMİŞ HER YER ... GENÇMİŞİK,YEŞİLMİŞİK...
BİZ KIRLARA ,DAĞLARA KARIŞMIŞIK...

19 MAYISMIŞ... GENÇLİKMİŞ...UYANMIŞIZ UYKULARDAN KOŞMUŞUZ YAYLALARA..."DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ MEMLEKETİMİN..." VE İZMİR'İN BURDUR'UN,DENİZLİ'NİN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇMIŞ...AÇMIŞ DA ŞENLENMİŞ ÜLKEMİN İNSANI ,DAĞI, OVASI. OVASINDA Kİ KARINCASI ,ARISI...BİR 19 MAYIS SABAHI GENÇLİĞİNİN KURTULUŞUNA KARAR VEREN " O GÜZEL ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI"NA DEMİŞİZ Kİ:
"BAHARLA KUTLUYORUZ YURDUN VE GENÇLİĞİN KURTULUŞUNU İÇİMİZ KARARSA DA ŞU GÜNLERDE..! ŞİMDİ HEM BAHAR HEM DE GENÇLİK KUCAKLAR ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇILARINI..19 MAYISLAR VE BAHAR DÜĞÜNDÜR ,KARŞILAMADIR GÜZEL IŞIKLI GÜNLERE OLAN İNANCIN.

Bahar Şiiri
Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini
Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı
Duy böyle koşturan sevinci
Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor
Toprak ananın kalbi
Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın
Baharın gençliğin ve aşkın
Türküsünü söyliyelim bir ağızdan
Ataol Behramoğlu

KIRKIİNDİ YAĞMURLARI
Sabahları aşık değilim dedim
Hakikaten de öyleyimdir
Her sabah rahat, neşeli olurum
Hatta sesime bakmadan türkü söylerim

Herkes gibi işime giderim bende
Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir
Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir
Havam bulutlanır gitgide
Peşinden koşmaktan yorgun düşerim
Çekilmez olur artık şehir
Bilirim şimdi kırlarda
Bir hayvan sakince suya eğilmiştir
Trenler geçip giderken küçük kuşlar
Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde
(20.05.2008 BURDUR/Gölhisar-Böğrüdelik Yaylası)
Gitsem gezinsem derim limanda

Rıhtım kahvelerinden birinde otursam
Bir şey içsem ve dönsem

Değiştirsem elbisemi,
Yahut uzanıp saatlerce uyusam
Belki bu dertten kurtulurum
Derim ama akşam olur
Gene kapına düşer yolum.
Necati Cumalı

23 Mayıs 2008, 19:11' de kaleme alınmıştır.