30 Aralık 2009 Çarşamba

"EĞER "...olursa YENİ YIL DİLEKLERİM

Güzel şeyler yapıyorum bu ara güzel şeyler... yaptıklarımın güzel şeyler yaşatması umuduyla bana ve başka insanlara... bir kısmı süpriz... Ama bir şeyler otursun elbet yazacağım.
Yeni yılda yapmak istediğim , olası bir kaç dileğim, isteğim var.Hiç paylaşmam bu olası dileklerimi ya olmazsa diye. Hoş olmayacaksa paylaşsamda paylaşmasamda olmuyor ya neyse.Ama bu yeni yıl biraz değişsin istiyorum bakışım yaşamıma.Ve işte bu yıl gerçekleşsin dediklerim.Ertelediklerim ,yapamadıklarım,yapacaklarım....Dileklerim....
  • Ürgüp- Göreme gezim
  • Piyer- Loti de "Okyanus Gözlü"yle kahve keyfi
  • Amasra'da çok değil bir gün (akşam Hoşafçı'nın yerinde "Tatbul"larla balık yesem, anı tazelesem yeter)
  • Doktoraya hazırlanacak cesaret
  • Drama eğitmenliği son aşamasını da son bir gayret tamamlamak( belgemi almak gerekli çalışmayı yapacak zamanı bulmak)
  • Kurucusu olduğum çiçeği burnunda .... Anaokulunu alnımın akıyla kurup bir noktaya getirmek
  • Mecburi hizmetimin bitmesi (mecburen gitmek zorunda olmamak)
  • Daha az sırt ağrısı, daha az eklem ,boğaz, boyun,ayak ağrısı(dökülüyorum :)yaşlanmışım)
  • Daha az kişiye ebeveynlik yapmak
  • Daha çok çocuğa yardım etmek
  • Okuma listemdeki kitapları kütüphaneme ve okuma haneme dahil etmek.
  • Çok yürüyüş, az pizza
  • İkea'ya olaysız gidebilmek
  • Manaslar'la daha sık görüşülen bol gülmeceli, paylaşımlı bir yıl
  • Daha çok anne kucağı ,baba ocağı
  • Yarım makalelerin nihayet bulup bir yerde en azından birinin yayınlanması
  • Sıkı bir yaz tatili
  • Bir kaç kez olsun giderek Spor salonu aidatını boşa yatırmadığımın huzurunu duymak
  • Dost muhabbetlerinde başka ve yeni soruların muhattabı olmak
  • En yakın şehirde gerçekleşecek Hasan Yükselir konserine gidebilmek
  • Gardenya'mın ve orkide'min çiçek açtığını görmek
  • Ayvaların çiçek açışına ,meyve verişine tanıklık etmek
  • Düzenli uyku.......
İlk aklıma gelenleri yazdım devamı gelirse ilave edeceğim...
Eskiyen yıl son anda nerden nasıl düştüyse payıma bir Can Yücel şiiri çıkardı.İçimi sızlattığından uzun zamandır okumayamadığım şiir...





EĞER
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiç bir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

...

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.


Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde "Onca ayrılığın birinci dereceden failidir." denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde
amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya; canım ellerini tutmak isterse...

Evet sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL

2 yorum:

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Harika şeyler bu amaçladıklarınız.
Tüm yüreğimle gerçekleşmesini diliyorum hepsinin.

KARDELEN dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum.Güzel şeyler diliyorum sizin için de... 2010 size 10. köyde mutlu oturma şansı versin!